Kitap Hakkında
Akademik Dinler Tarihi I ve II kitabı, yeryüzünde en ilkel zamanlardan modern zamanlara değin var olmuş her türlü insanı saygıyla anlamaya ve anlaşılmaya değer bularak, olduğu gibi ve nasıl inanıyorsa öylece açıklama gayreti ve amacıyla yazılmıştır. Dolayısıyla kabile dinlerinden İslam dinine kadar ele alınan tüm dinlere bilimsel yaklaşımlar açısından aynı şekilde yaklaşılmıştır. Bu çalışmada araştırmacının yaklaşımı kendi inançlarını, kabullerini bir kenara atma ve kendini araştırılan insanların yerine koyma çabası değildir. Bilakis bu çalışma inancını koruyarak ve ısrarla kendini araştırılanların yerine koymadan kendi yerini koruyarak yapılmıştır. Kendini ve inancını korumayı merkeze alan biri veya bir araştırmacı karşısındakinin/araştırılanın da kendi yerini korumasını esas alır, çünkü bu kendiliğinden zorunlu olarak gelişir. Dolayısıyla önyargıları askıya almak veya kendini başkasının yerine koymak aslında ne mümkündür ne de gerçektir. Gerçeklerden iyi niyetlerle de olsa kaçmak ve kendini başkalaştırma çabasına girişmek mümkün olmayanı elde etmeye çalışmaktır. Gerçekleri kabul etmek, hem kendinin hem anlamaya çalışılan şeyin/insanın varlığını tanımak zaten araştırmaya ve anlamaya artıyla başlamak demektir. Bu durumda önemli olan karşıdakini/araştırılanı kendi gerçekliği içerisinde kabul etmektir. Bu, onu doğru ve gerçek anlamanın başlangıcı ve anahtarı anlamına gelir. Kabul etmek ilk adımdır, ancak kabul kavramını sindirmek de dahil baştan sona kadar önemli olan saygıdır. Gerçek anlamanın anahtarı saygıdır. Saygı zihni ve kalbi açar. Akademik bir çalışmada saygılı yaklaşım gerçekçi, özgün ve başarılı araştırmalar üretir. Bu noktada kimin kimi araştırdığının, mesela içerdekinin dışardakini veya içerdekini araştırdığının önemi yoktur. Saygı ile kastedilen varlığın varlığına, o varlığı meydana getiren uzuvlarına/parçalarına, var olmasını sağlayan unsurlara/köklerine, ona ait olan şeylere ve fiillerine saygıdır, bunları saymak ve kabul etmektir. Fakat önce kendine saygı ve kendini kabul önemlidir ve bu özgür olmaktır. Araştırmacı ne kadar kendisi ve ne kadar özgürse o kadar gerçekçi yaklaşabilir. Böylece bir insanı ancak bütün bu hususlarla birlikte gerçek olarak, yani kendi gerçekliği içerisinde ve bütün olarak anlayabilir, en azından anlama yoluna girebilir. Gerçekler üzerine kurulu bir araştırma sonuçlarıyla gerçek bir temel/zemin olur. Böylece gerçeğin üzerine gerçek inşa edilebilir. Çünkü yalanın/yanlışın üzerine inşa edilen gerçek de olsa bir gün yıkılmaya mahkumdur.
Yazar
Yazar
Canan Seyfeli
Profili Görüntüle
12 kitap
Değerlendirmeler (0)
Değerlendirme yapmak için giriş yapmalısınız
Giriş YapHenüz değerlendirme yapılmamış
Okuyanlar (0)
Henüz kimse bu kitabı eklememmiş