Sovyet Mirası ve Sovyet Sonrası Rusya'da Toplumsal Mücadeleler; Sovyet Sosyalizminin Dersleri Cilt II
ISBN 9786058625457
Yayınevi Canut Yayınevi
Yazarlar Li Shenming (author) | Deniz Kızılçeç, Adnan Köymen (translator)
Kitap Tanıtımı Çinin sosyalizmin tarihi üzerine en önemli araştırmacılarından olan Li Shenmingin bu iki ciltlik eseri dünyanın ilk sosyalist devleti Sovyetler ve 93 yıllık parlak bir komünist partisinin neden dağıldığını incelemektedir. Kitabın 1.cildi Çinli araştırmacıların araştırmalarını sunmaktadır. İkinci cilt ise başta Rusya olmak üzere Çin ve dünyadaki diğer araştırmacıların görüşlerini içermektedir. Şüphesiz bu incelemenin amacı dünya sosyalist akımının bu büyük olaydan çıkarabileceği derslerle ilgilidir. Böylece kitap dünya sosyalizminin tarihini incelemek ve tartışmak isteyenler ve Rus Marksistlerin de görüşlerini incelemek için çok zengin veriler sunmaktadır. Kitap aynı zamanda bugünkü Rusya toplumundaki durumu ve Sovyet tarihinin nasıl değerlendirildiği üzerinde durmaktadır. Bugün Rus aydınlarının bu tarih üzerine düşünceleri büyük değişim göstermektedir. Kitap özellikle, Gorbaçov, Yeltsin ve Putin dönemi arasındaki farklılıkları incelemekte, Putin yönetiminin, ABD ve NATOdan gelen tehditleri savuşturmak için ülke içinde aldığı önlemleri değerlendirmektedir. Yazar Wang, Putinin politik siyasal davranışlarını belirleyen dört önemli mirası incelerken ilginç bir anekdot aktarmıştır: Putin, basına verdiği demeçte Sovyet Bayrağını ve Sovyetler Birliği ulusal marşını devam ettirmeyi savunmaktan vazgeçemem demişti. 7 Mayıs 2000 Başkanlık görevini devralma töreninde şeref kıtasını teftişinde bir general, ona şöyle tekmil vermişti: Yoldaş başkan, şeref kıtası emir ve görüşlerinize hazırdır. Ordu generali, o günlerde yaygın bir şekilde kullanılan sayın sözcüğü yerine, Sovyet dönemindeki geleneksel yoldaş hitabını kullanmıştı. Herhangi bir yadırgama işareti göstermeyen Putin, bu hitap biçiminden gayet hoşnut olmuştu ve kendisi de şeref kıtasına yoldaşlar diye karşılık verdiğinde, onlardan coşkulu bir yanıt almıştı Çinli Marksist araştırmacılar 1970lerin sonlarından itibaren Sovyetler Birliği tarihi ve toplumu üzerine araştırmalarda, önemli bir gelişme kaydetmeye başlamıştır. Bu gelişme Çinin motoru olan Ç.K.Pnin teorik inceleme araştırma alanında özellikle 1957den itibaren adım adım savrulduğu hatalı sol çizginin aşması ile bağlantılıdır. Özellikle 1966-76 Kültür Devrimi döneminde Sovyetler Birliği tarihi ve Sovyet Komünist Partisi hakkında oldukça absürd fikirler ve araştırılması tabu olan alanlar yaklaşımı egemen olmuştu. Söz konusu dönemde bu alanda neredeyse hiçbir ciddi ürün ortaya çıkmamıştı. Çinin bu alandaki en saygın eski kuşak araştırmacısı olan Chen Zhihuaya göre bunun sonucunda bu ülkede kapitalizmin restore edildiği ve hatta sosyal emperyalist bir toplum kurulduğu düşüncesi tartışmasız bir doğru olarak kabul edilmişti. Bilimsel tarihsel materyalizm yerine doğrularla, yanlışların iç içe geçmiş olduğu bir eklektik bir bakış etkiliydi. Bu araştırmacıya göre dünyada üzerinde en fazla duygusallığın ve önyargının bulunduğu tarih Sovyet tarihidir ve bu yüzden Marksistlerin işi çok daha zorlaşmaktadır. Batılı siyasi çevreler ve çeşitli Sovyet liderleri bu önyargıları oluşturmak için ellerinden gelen tüm çabayı göstermişlerdir. Çinde hızla gelişen çalışmalar içersinde, son 25 yıl içersinde bu alanda 200ye yakın akademik kitap, önemli Sovyet figürlerine ait monografi türü kitap dahil olmak üzere 112 çeviri kitap ve 600e yakın bilimsel makale yayınlanmıştır. Çinliler araştırma sürecine oldukça geç başlamalarına karşın toplumsal ihtiyacın zorlaması ile oldukça sağlam bir temelde yola koyulmuşlardır.Araştırma kaynakları zenginleşmiş, Batılı ve Rus araştırmacıların görüşlerinden yararlanılmış, genelde farklı ve zengin bakış açılarını içeren bir disiplin oluşmuştur. Dünya-tarihsel ilerleme boyutundan bakıldığında, Marxın sosyalizm teorilerini Rusya toplumunda yerelleştirmeye ve çağa uyarlamaya çalışan, dünyanın ilk sosyalist devletinin inşa çabası 20.yüzyıl ve daha sonraki insani gelecek açısından en önemli olayların başında gelmektedir.Bu büyük olay Marxın kapitalizmin çöküşü, sosyalizmin zaferi kaçınılmazdır biçimindeki teorisinin açık kanıtını oluşturmuştur. Aynı zamanda olayın kapitalizmin en geri parçasında gerçekleşmesi, hem doğu, hem batı halklarında büyük bir bilinç sıçramasına yol açmıştır.Yazara göre Sovyet tarihinde dört figür ve dört dönem ele alındığında sosyalizmin inşasında en yaratıcı teorik ve pratik çabanın Lenin ve Stalin döneminde yürütülmüştür. Buna karşın Kruşçev ve Brejnev dönemleri ise teorik açıdan gerileme, yapıbozum, pratikte ise başarısız reformlar, var olanı tüketme dönemidir. Brejnev dönemi muhafazakar istikrar ve ayrıcalıklı elitin oluşum dönemidir. En yaratıcı teorik ve pratik çabanın Lenin ve Stalin döneminde olması bu dönemde ciddi hataların ve sorunların bulunmadığı anlamına gelmemekte, ayrıca bu zaaflar daha sonraki dönemde düzeltilmeden korunmaktadır.Lenin ve Stalinin kurmuş olduğu Rusyaya özgün sosyalist model daha sonra kısmi nitel dönüşümler geçirmiş olmasına karşın, sosyalizmden asıl köklü uzaklaşma ve kopuş süreci Gorbaçov döneminde yaşanmıştır.Kitapta dünya sosyalizminin önemli, fakat tarihsel rolü üzerinde önemli tartışmalar yürütülmekte olan Stalin üzerine yapılan önemli araştırmalar bulunmaktadır. Okuyucu sosyalizmin en değerli eserlerinden birini tartışan bu kitapta bu tartışmayı çok çeşitli açılardan ele alan düşünceleri tartışma olanağı bulabilecektir. Cem Kızılcec