İbn Haldun'a Göre İslam Medeniyeti
ISBN 9789755746708
Yayınevi İnsan Yayınları
Yazarlar Kasım Şulul (author)
Kitap Tanıtımı Bu çalısmanın amacı, Islâm medeniyetini teskil eden dinamiklerin sosyal hayatta birinci derecede etkin, belirleyici ve egemen oldugu bir dönemde, Islâm ilim ve kültür çevresinde yetismis büyük bir ilim adamının, Islâm medeniyetine dair özgün tasavvuruna dikkat çekmektir. Ibn Haldûn’un Islâm medeniyetine dair açıklamaları, bilimsel nitelikli bir tarif olmakla beraber daha ziyade Islâm medeniyetinin ifade ettigi manaya, öze ve dayandıgı esaslara dairdir. Ibn Haldûn’un Mukaddime’si, Islâm’ın baslangıcından 800/1400’lü yıllara kadar olan devreyi kapsar. Ibn Haldûn, cografî bakımdan Hicâz, Suriye, Irâk, Kuzey Afrika ve Endülüs’ü; siyasî bakımdan Hulefâ-yi Rasidîn, Emevî, Abbâsî ile Kuzey Afrika ve Endülüs’teki devletleri merkeze almıs ve bunlar üzerinde yogunlasmıstır. Mukaddime’de tevhîd ilkesi hiç ihmal edilmemistir. Bazı fasılları tevhîd konusuna ayrılmakla birlikte her fasılda ve fasılların sonlarında tevhîdi ifade eden âyetlere, hadîslere, özdeyislere ve tevhîde dair tesbitler içeren baska cümlelere yer verilmistir. Ibn Haldûn’un bu tutumu, ilimlerin nihâî gayesi konusundaki Islâm’ın anlayısını yansıtır. Çünkü Islâm’da ilimlerin üstünlügü, konusuna ve hedefine baglı oldugu gibi ilimlerin özü ve nihaî gayesi de Allah’ı tanımaktır (ma’rifetullah). Bu ise sanattan, sanatkara istidlâl yoluyla idrâk edilir. Allah: “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” (ez-Zâriyât Sûresi 51/56) buyurmustur. Evet, yoldaki isaretler, yolcunun dikkatini kendilerine degil, gidecegi istikamete yönelttigi gibi, yaradılısla hesap günü arasındaki tarihî süreçte ortaya çıkan her kevnî olay -dolayısıyla bunları konu edinen her ilim- dikkatleri kendine degil, kendi ötesinde bir istikamete; yani Allah’a yöneltir.   (Tanıtım Bülteninden)  )